Başka Dilde Aşk filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başka Dilde Aşk filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2011 Çarşamba

Başka Dilde AŞK (Onur’un Dilinden)

Başka Dilde AŞK (Onur’un Dilinden)

Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Ama biraz zaman tanımalısın bana. İçimdekileri arayıp bulmam için birazcık zaman. Çünkü ben en son babamın yanında bırakmıştım sesimi. Onun benden utanan gözlerinde kalmıştı tek tek bütün kelimelerim. Annemin tek bir sözüne endeksli yaşamaya çalışırken, oğlumu koruyorum sanmalarında vazgeçmiştim insanlara güvenmekten. Ve sonra bir gün babam çekip gitti. Onunla beraber pek çok şey de ardından. En çok da sesim ve kelimelerim. Bir insan ne zaman vazgeçer kendinden bilir misin?
Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Ama biraz zaman tanımalısın bana. Kendimi sakınıp, sakladığım sığınağımdan çıkabilmem için birazcık zaman. Kütüphaneleri bu yüzden severim ya zaten, konuşmak gereğinde bulunmaz insan. Duymanın da bir önemi yoktur. Herkes kendi dünyasında sadece kendini dinliyor, kendiyle konuşuyordur. Kimse tarafından başka gözlerle bakılmıyordur eksik yanlarına. Kimsenin yapamadıklarına dair yargısı, düşüncesi, acıması yoktur. Bir insan kendini duyabilir değil mi? Kendiyle konuşabilir de üstelik. Peki sence bir insan gerçekten kendini anlayabilir mi? Sağır ve dilsizken üstelik…
Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Ama biraz zaman tanımalısın bana. Ben de hata yaptım, yapıyorum da hala. Kendimle yüzleşmem lazım önce. Yinelememek için belki de, yeniden başlayabilmek için, sorularımı bulup içimde, kendi kendime cevaplamam lazım. Öğrenmem lazım tüm o bakışlara, karşı çıkışlara, kayboluşlara karşı ayakta durabilmeyi. Ve öğretmem lazım önce kendime “ben” olabilmeyi. Farkındalık can acıttığı için mi kabuğuna çekilir insan? Canı ne kadar yanıyor olsa da kendi olmayı seçemez mi?
Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Ama biraz zaman tanımalısın bana. Aşk bu ne de olsa, hiç ummadığın bir anda çıkıverir insanın karşısına. Kabuklarından sıyırmaya çalışır yavaş yavaş seni. Geçmişin dikişleri teker teker atmaya başlar. Bu yüzden korkar ya insan zaten. Vazgeçtiyse eğer çoktan, vazgeçildiyse, sesini, kelimelerini, güvenini çoktan terk ettiyse, aşkın eski yaralarını açmasıdır çekindiği. Yüreğinden korkar en çok da. Duymayan kulağından, olmayan dilinden değil de yüreğinin sevmeyi bilip bilmediğinden korkar. Sahi sessizlik bir aşkı yok edebilir mi?
Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Ama biraz zaman tanımalısın bana. Her aşk kendine özeldir ya hani, başka türlü bir dili vardır sadece kendi kahramanlarının tam olarak anladığı ve bildiği. Dilimin döndüğünce anlatırım ben de elbette, sesimin yettiğince. Yaşadığımca bulup da bir zamanlar kaybettiğim kelimeleri yeni anlamlar yüklerim hepsine. Şimdi sana anlatayım istiyorsun. Peki, tamam, kabul. Anlar mısın peki beni tam olarak? Bence hayır…
ONUR’UN DİLİNDEN…
BAŞKA DİLDE AŞK
Yazar: Özlem Baki (beenmaya)
www.beenmaya.blogspot.com

Başka Dilde AŞK ( Zeynep'in dilinden)

Uzaktı. Gökyüzü gibi. Görebildiğin ama dokunamadığın kadar uzak. Sözün olduğu zamanlardan kalma ya tüm bu med-cezirler. Oysa ne kadar saklamaya çalışırsan çalış en iyi sen biliyordun; içindeki bütün yaraların bir adı vardı…
Yorgunum. Hem de çok…Yüreğimde ucu açık cümlelerin izleri kalmış hep. Aklımda söylendiği halde duyulmayan, duyulduğu halde anlaşılmayan, anlaşıldığı halde anlatılmayanların ağırlığı… Devrik zamanlı cümlelerde gizliymiş bildiğim tüm özneler. Ve ben bunca zamandır kelimelere yüklemişim içimdeki koskoca bir hayatı. Anlamlarına sığınıp da her birinin, yaşıyorum sanmışım. Kendimi kandırmışım. Şaşkınlığım bu yüzden…
Korkuyorum. Hem de çok…Şimdi sen o kocaman sessizliğinle dikilirken karşımda, aşk kaybolup gidiverecek ellerimden diye tüm bu telaşım. Boğulup kalıverecek her şey dilin kelimesizliğinde. Kelimesiz olmak, çıplak kalmak gibi ve her şey kirleniverecek sanki başkalarının sözlerinde, gözlerinde…Yaşanmaz, yaşatılamaz olacak, başlamadan son bulacak. Varken yok olma çabam, yokken var etme sevdam, hep bir kararsızlık sonrası, hep bir saklı zaman…Bakma cevap bekleyen gözlerinle gözlerime. Acemiliğim bu yüzden…
Biliyorum. Bir gün çekip alacağım kendimi bu eşikten, siyah beyaz zamanları ardımda bırakarak. Kendi gözlerimin rengine inanacağım önce. Kendi sözümde koyacağım noktayı, sessizliğimle öğreneceğim yeniden konuşmayı. Kendimden bakacağım içimdeki hayata. Önce kendimi yaşayacağım. Geldim bak işte, yine kapındayım. Sessiz, kırgın ama artık kararlı. Hadi yeniden al beni içeriye. Al ve susalım. Susalım ve yaşayalım sil baştan. Başka dilde, başka aşkta…Aşk’la yaşayalım.
Hala orada olduğumu biliyorum, tam orada; yüreğinde. Hala burada olduğunu bildiğin gibi, tam burada; yüreğimde… Tüm bu yaşananlara inat, gelip de yüreğine sığınmam işte bu yüzden…
ZEYNEP’İN DİLİNDEN…
BAŞKA DİLDE AŞK

Yazar: Özlem Baki (beenmaya)
www.beenmaya.blogspot.com

Başka Dilde AŞK (Kamuran'ın Dilinden)

Karanlık bıçak gibi. Sert ve keskin. Her saplanışında biraz daha gömüyor geçmişe. Her saplanışında kan lekeleri gibi dökülüyor kelimeler; yazıldıktan sonra buruşturulup atılacak kağıtların üzerine. Oysa ben aşk şiirleri yazan bir şair olmak isterdim, bilirsin. Unutmak için, içinde birikenleri bir apartman boşluğuna atarak öldüren bir katil değil. Ama olmadı. Bir avcıydı zaman ve geçmişimden yakalanmıştım ben ona. O günden beri de esir kaldım ellerinde…
Hayat böylesine ağır aksak ilerlerken akmayan bir zamanın içersinde, sonra bir gün aşk geldi. Kelimeleri olmayan bir adamla, kelimelerden yorulmuş bir kadının aşkı geldi ve kapı komşum oldu bir anda. Bu bir işaretti belki de, bu bir şifa, bu aşkın iyileştirici yanıydı. Bu bir iyi niyet, bir hayra yorma, bu zamanın zamansızlığında yelkovanla akrebin tekrar ilerlemek adına gösterdiği bir çabaydı. Bu benim yok sandığım içimdeki hayatın, bana varlığını yeniden hatırlatmasıydı. İşte o gün fark ettim ki; benim unutmak için öldürmeye yeltendiğim kelimeler yeniden hayat bulmuştu başka bir aşkın dilinde. Başka dilde bir aşk; beni kendimle yeniden buluşturmuştu, tanık ederek kendine…
Şimdilerde; içimdeki hayata uzattım ellerimi yeniden. Dışımdaki hayata yenilmemek için önce kendimden yola çıkmalıyım, anladım. Bu yüzden yeniden başladım hayatla gevşeyen bağlarımı düğümlemeye. Sadece senin için. Sadece kendim için. Ama asla unutmak için değil. Unutmak diye bir şey yoktur çünkü. Ve affetmek de…İşte sırf bu yüzden, akreple yelkovana yardım edip, içimdeki zamanı yeniden şimdi’ye kurmam lazım. Belki böylece kelimelerime sahip çıkıp, bir gün gerçek bir şair olabilirim. Ve belki bir gün gerçekten yazabilirim içimde taşıdığım aşkı, sadece senin dilinde…
KAMURAN’IN DİLİNDEN…
BAŞKA DİLDE AŞK
Yazar: Özlem Baki (beenmaya)
www.beenmaya.blogspot.com